Haberin Özgün Sesi

Türkiye ve Suriye istihbaratlarının üst düzey görüşmesi Kürtlere karşı ittifakın başlangıcı mı?

MİT Başkanı Hakan Fidan ile Suriyeli mevkidaşı Ali Memlük’ün Moskova’da üst düzey bir görüşme gerçekleştirmesiyle başlayan tartışmalar sürüyor. Bu görüşme Suriye'de iç savaş başladıktan sonra iki ülke arasında kamuoyuna duyurulan ilk üst düzey doğrudan görüşme oldu. Peki Türkiye ve Suriye istihbaratlarının üst düzey görüşmesi ne anlama geliyor?

307

BBC Türkçe’nin haberine göre, Ankara, görüşmeyi, bir yıl önce Rus lider Vladimir Putin’in dile getirdiği “Adana Mutabakatı’nın uygulanmaya başlaması” olarak değerlendiriyor.

Türk yetkililer, iki ülkenin istihbarat birimleri arasındaki görüşmelerin daha önce başladığını söylüyor ve “ilişkilerin bu şekilde sürdürülebileceği” yorumunu yapıyor.

Ancak bu kadar üst düzey bir görüşmenin daha önce olup olmadığıyla ilgili bilgi paylaşmıyor.

Eylül 2018’den bu yana İdlib’de ateşkes konusunda uzlaşılsa da bunun Şam yönetimi ve Rusya tarafından defalarca ihlâl edildiğini hatırlatan yetkililer, “sahadaki gerçekliğin farklı olduğunu, bu sorunlara çözüm bulabilmek için istihbarat birimleri arasındaki iletişimin devam etmesi gerektiğini” söylüyor.

Bu görüşmelerin İdlib’deki Türk-Rus Ortak Koordinasyon Merkezi’nde sürdüğünü söyleyen yetkililer, ihtiyaç olduğu anda görüşmelerin yapılmaya devam edeceğini belirtiyor.

Habere göre, bugüne kadar sürdürülen görüşmelerde İdlib’de yaralıların taşınması, belli bir noktadan geçişin güven içinde sağlanması gibi teknik konular çözülmeye çalışıldı.

Kamuoyuna duyurulan Moskova’daki ilk üst düzey temasta da bu teknik konulara değinildi. Ancak bu kez, İdlib’in dışında Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) Fırat’ın doğusundaki varlığı da gündemdeydi.

Görüşmelerin yapıldığı 13 Ocak günü ilk olarak Suriye’nin resmi haber ajansı SANA, Ali Memlük ile Hakan Fidan’ın görüştüğünü duyurdu.

SANA’ya göre Memlük, Fidan aracılığıyla Ankara’nın “Suriye’nin egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tamamen tanımasını ve Türk askerinin Suriye topraklarından ayrılmasını” talep etti.

Ankara da Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini söylüyor ve bunun için YPG’nin özerklik ilanı ya da kendi silahlı gücüyle belli bir alanda hakimiyet kurmasına karşı çıkıyor.

SANA’nın haberinden sonra Reuters’a konuşan bir Türk yetkili de görüşmeyi doğruladı ve SANA’daki bilgiye ek olarak “YPG’ye karşı mücadele konusunda olası bir iş birliğini” ele aldıklarını söyledi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da, Çarşamba günü Ankara’da düzenlediği basın toplantısında görüşmeye ilişkin soruyu yanıtlarken “Ülkemizin çıkarları için her kesimle görüşmeler yapıldı, yapılacak” dedi.

Rusya ve Türkiye’nin 22 Ekim’de üzerinde uzlaştığı 10 maddelik Soçi Mutabakatı’nda, 1998’de imzalanan Adana Mutabakatı’na da değinilmişti.

İlgili maddede “Her iki taraf Adana Anlaşması’nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır.” ifadeleri yer almış; bu da Rusya aracılığıyla iki başkent arasında temasın başlayacağı şeklinde yorumlanmıştı.

Ankara, 13 Ocak’ta istihbarat başkanlarının Moskova’da yaptığı görüşmeyi “Soçi Mutabakatı’nın ilgili maddesinin uygulanması, yani Adana Mutabakatı’nın uygulanmaya başlaması için yürütülen çalışmaların bir parçası” olarak yorumluyor.

Konu Yeniçağ yazarı Ahmet Takan’ın da gündemindeydi. “Kazadan sonra emniyet kemeri takmak…” başlıklı yazısında Takan, Hakan Fidan- Ali Memlük görüşmesine ilişkin resmi açıklama yapılmamasını hatırlatıyor. Takan’ın değerlendirmesi şöyle:

“İşin özü; ABD, Türkiye ile arasındaki “sınırdaki PKK/YPG problemi” ni Rusya’ya devrederek aradan sıvıştı. O şimdi Suriye’de tamamen kendi işleri ile meşgul. Bizdekiler de Türkiye’yi Rusya’ya ABD’den daha fazla bağımlı hale getiriyorlar!.. Türkiye’nin bölgede ağır kayıplar vermesinin ardından Suriye rejimi ile resmen masaya oturuldu. Bu iş neye benziyor biliyor musunuz? Kazadan sonra emniyet kemeri takmaya!.. Yola çıkmadan önce uyarılara uyulsaydı ne olurdu?..”

DİĞER HABERLER
Ücretsiz Wordpress Temaları