Haberin Özgün Sesi

Enflasyon ekonomi yönetimini takmıyor

143

Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1,35 artış gösterdi. 12 aylık tüketici enflasyonu da yüzde 12.15’e yükseldi. Böylelikle 2019 Ekim döneminde yüzde 8,55’e kadar gerileyen tek haneli enflasyon “tatlı bir anı” olarak kaldı. Yüzde 1,35’lik artış, Ocak 2019’a (yüzde 1.06) ve Ocak 2018’e (yüzde 1.02) göre de belirgin bir sıçramaya işaret ediyor.

Yurt içi üretici fiyat endeksi de (Yİ-ÜFE) yüzde 1,84’lük bir yükseliş içerisinde. Son on iki aylık artışı ise yüzde 8,84. Bu oran henüz tüketici fiyatları için ciddi bir maliyet baskısı yaratacak düzeyde olmasa da, Ekim 2019’da Yİ-ÜFE’nin yüzde 1,70’ye kadar gerilediğini düşünürsek, özellikle döviz kurundaki yukarı doğru bir hareketle tüketici fiyatlarına yansıyabilir.

Önemli Olan Ortalama Enflasyon

TÜİK’in açıklamasına göre tüketici fiyatlarının son on iki aylık ortalama değişim oranı yüzde 14.52 olmuş. Yurttaşı asıl ilgilendiren ortalama enflasyondur. Bu kavramın daha iyi anlaşılması açısından isterseniz basit bir örnek verelim. Varsayalım maaşım yılbaşında %10 artsın. Tüm fiyatlara da bir anda yüzde 15 zam yapılsın. Böyle bir durumda benim satın alma gücüm otomatik yüzde 5 geriler. Daha sonra yıl sonuna kadar yeni bir zam gelmezse ortalama enflasyon yılı yüzde 15’lik bir oranla kapatır. Yılsonu enflasyonu da yüzde 15 gerçekleşir. Benim maaşım yılbaşında yüzde 10 zamlanmışken, tam aksine tüketici fiyatlarında 11 ay hiç değişiklik olmazsa bu kez benim satın alma gücüm haliyle yüzde 10 artar. Birden Aralık ayında yüzde 15’lik bir zam yağmuru gelmesi halinde de yıl sonu enflasyonu bir önceki örnekteki gibi yüzde 15 olur. Gelgelelim ortalama enflasyon yüzde 1-1,5 civarında kalır. Çünkü yurttaşın lehine bütün yıl zamsız geçmiş, son ana kadar bir artış yaşanmamıştır.

Gıda Fiyatları Yükselişe Geçti

Ana harcama gruplarına baktığımızda gıda ve alkolsüz içeceklerin yüzde 4.65 arttığını görüyoruz. TÜİK’in yeni tüketim sepetinde gıda ve içeceklerin payı yüzde 23,29’dan, yüzde 22,77’ye indirilmiş durumda. Bir an için revizyonun 2018’de gıda fiyatlarının yüzde 25,11aşırı artışından sonra, 2019’da yüzde 10.89’la hız kesmesiyle birlikte insanların harcama kalıplarının aynı kalmasıyla açıklanabileceğini, yani iyi niyetli olduğunu varsayalım. Diğer bir ifadeyle, ortalama yurttaşın aynı tüketim eğilimiyle 100 TL’sinin daha azını gıdaya ayırdığı sonucu çıkarılıyor.Son Enflasyon Raporu’nda 2020 gıda enflasyonu %11 öngörülüyor. Daha şimdiden %4.65’lik sıçrama bu tahminin gerçekleşmeyeceğini düşündürtüyor. Dar gelirli yurttaşlarımızın bütçelerinde gıda harcamalarının ağırlığının daha yüksek olduğunu biliyoruz. Bu eğilim sürerse bir yandan, yoksul insanlarımız için “hayat pahalılığı” hızla artarken, bir yandan da yeni ayarlamalar sonucu tüketici fiyatları olduğundan düşük açıklanacak.
Harcama gruplarının ağırlıkları yeniden belirlenirken dikkati çeken bir konu da; alkollü içecekler ve tütün ürünlerinin payının yüzde 4,23’ten yüzde 6,06’ya çekilmesi. Buradan, “yurttaşlar kendini alkole ve keyif maddelerine vurdu!” sonucunu çıkarabilir miyiz? Bence hayır. Anlaşılan durum şöyle: alkol ve tütün tüketicisi kimseler ağır vergilerle cezalandırılıp yıllık fiyat artışı yüzde 39.10’a yükselince, mecburen bütçelerinin daha fazla kısmını bu ürünlere ayırmak zorunda kalmışlar. 2020’nin ilk altı ayı için maktu vergilerin sabit tutulması kararı nedeniyle, ağırlığı artan bu kalem, garip bir şekilde tüketici enflasyonunu sürekli aşağı çekecek. Rakı şarap üzerinden ‘enflasyon düşüyor’ böbürlenmesine kapı açılacak.

Patlıcan Zam Şampiyonu

Ürün bazında baktığımızda, fiyatı en çok artanlar listesinin ilk sıralarını tarım ürünlerinin kapladığını görüyoruz. Hafta sonu ölüm yıldönümünde andığımız Barış Manço’ya adeta selam çakarcasına domates (yüzde 35,81), biber (20,54), patlıcan (yüzde 81,46) fiyatları almış yürümüş. Daha çok AKP tabanına dokunacak şekilde “Hacca gidiş ücreti” de yüzde 14,39 artışla listeye girmiş.

Tahminler Yine Şaşacak

Merkez Bankası Ocak Enflasyon Raporu’nda 2020 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 8,2’de tuttu. Berat Albayrak’ın “Yeni Ekonomi Programı”ndaki kimsenin ciddiye almadığı enflasyon oranı da bilindiği gibi yüzde 5. IMF ise son Türkiye raporunda 2020 için yüzde 12,6 ortalama enflasyon öngördü. İlk izlenimler bırakın Berat Albayrak’ın temennilerini, Merkez Bankası projeksiyonlarının da gerçeklerle örtüşmediği yolunda. Peki yıllardır bu karavana enflasyon atışlarının bedelini ekonomi yönetimleri veya merkez bankası başkanları mı ödüyor? Ne gezer! Ne yazık ki fatura hep , maaş ayarlamaları beklenen resmi enflasyon oranlarına göre gerçekleşen kamu çalışanları ve emeklilere çıkıyor…

DİĞER HABERLER
Ücretsiz Wordpress Temaları