Haberin Özgün Sesi

Çin, koronavirüs salgınından sonra vahşi hayvan tüketimi için ne yaptı?

2.474

Kovid-19 salgınından sonra Çin Halk Cumhuriyeti’nde en fazla tartışılan konuların başında vahşi hayvan ticareti ve tüketimi geliyor. Tıpkı 2003’teki SARS virüsü gibi hayvanlardan insanlara geçen bir hastalıktan kaynaklanan Kovid-19’den dolayı uzmanlar pek çok vahşi hayvanın ticaretinin ve tüketilmesinin yasaklanmasını istiyor.

Çin hükümeti Kovid-19’un yayılmasını azaltmak için, hem avlanan ya da yakalananlar, hem de insanlar tarafından yetiştirilenler de dahil olmak üzere vahşi hayvan ticaretini yasaklamak için çeşitli önlemler aldı.

Jamestown Vakfı tarafından hazırlanan bir raporda Çin’in bu konuda attığı adımlar irdeleniyor. Vahşi hayvan kaçakçılığının Çin’deki önemli yasadışı iş alanlarından biri olduğu, Çin’in 2018’de revize ettiği Yaban Hayatı Koruma Kanunu’nu gevşek uygulamasından dolayı Kovid-19’un patlak verdiği belirtiliyor.

26 Şubat tarihli South China Morning gazetesinin hükümetin desteklediği bir çalışmaya atfen yaptığı habere göre vahşi hayvan ticareti ve tüketiminin yaklaşık 74 milyar dolarlık bir hacme ulaştığı, 14 milyon insanın da geçimini sağlayan bir sektör haline geldiği belirtiliyor. Yasadışı vahşi hayvan ticareti konusunda başı çeken Guandong eyaletinde en popüler olanlar ise ayı pençesi, ayı safrası, Kaplan derisi, fildişi ve yarasalar. Rapora göre tek başına en fazla ticareti yapılan hayvan ise pangolin (karıncayiyen) ve Çin bu pazarda ilk sırada geliyor. Pangolin tıbbi özelliklerinin yanı sıra önemli bir nezaket göstergesi olarak da kabul ediliyor. Ancak pangolinin Kovid-19 hastalığının bir ara ileticisi olduğundan şüpheleniliyor. 2007-16 yılları arasında 209 pangolin kaçakçılığı olayında iki bin 405 canlı ve 11 bin 419 da ölü pangolin ele geçirdi. Sosyal medyada dolaşan bazı raporlara göre beş kilogramlık bir pangolinin Çin’e giriş fiyatı kilogram başına 101, Çin’deki piyasa fiyatı ise yine kilogram başına 635 dolara fırlıyor. Tabakta müşteriye sunum fiyatı ise kilogramı üç bin 714 dolar. Kaçakçıların pangolinin ağırlığını artırmak için etlerine un, boya, çimento, kireç suyu ile bazı zararlı koruyucular enjekte ettikleri de belirtiliyor.

Çin Komünist Partisi Daimi Komitesi’ndeki 3 Şubat tarihli konuşmasında Çin Devlet Başkanı Xi Ping yaptığı konuşmada koronavirüsün Çin devlet yönetim sistemini ve kapasitesine zarar verdiğini söyledi. Xi, vahşi hayvan etlerinin hala büyük bir piyasa olduğunu ve halk sağlığını tehdit ettiğini belirtti.

Xi’nin direktiflerinden hemen sonra Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi 24 Şubat’ta harekete geçerek vahşi hayvan ticareti ve tüketimiyle mücadele için kapsamlı yasaklama getirdi.

Bunun “vahşi hayvanların yenmesini tamamen yasaklamak”, “vahşi hayvan yemenin kötü alışkanlıklarını ortadan kaldırmak” ve “vahşi yaşamdaki yasadışı ticarete engel olmak” gibi çeşitli hedefleri bulunuyor.

24 Şubat’taki kapsamlı yasağın açıklanmasından bu yana ülke çapında en az 350 bin pazar, restoran ve otel denetlenirken, yaklaşık 40 bin vahşi hayvan ele geçirildi.

Vahşi hayvan ticareti ve tüketimini engellemek için en önemli sebep her ne kadar kanunların uygulanmasını yeterince denetleyememek olsa da bu konuda halkı bilinçlendirmek de bir o kadar önemlidir.

Vahşi hayvanları yemek, yüzyıllardır var olan geleneksel Çin kültürünün bir unsuru. Birçok Çinli vahşi hayvanların etini yemek masalarında bir incelik olarak görmekle kalmaz, aynı zamanda vahşi hayvan parçalarından yemenin geleneksel Çin tıbbının önemli bir unsuru olduğuna da inanıyor.

Rapora göre her ne kadar yasalar bu tür tüketimi yasaklamış olsa da, talebin devam etmesinin vahşi hayvan ticaretini karaborsaya iteceği belirtiliyor. Kovid-19’un patlak vermesinin, hem Çin’in halk sağlığı sisteminin kırılganlığını hem de vahşi hayvan ticaretinin riskleri konusunda halkın bilinç düzeyinin düşük olduğunu ortaya koyduğu öne sürülen raporda Çin hükümetinin halkı eğitme ve uzun vadede kamu bilincini artırma konusunda ne kadar başarılı olacağının da bu şekilde görüleceği ifade ediliyor.

DİĞER HABERLER
Ücretsiz Wordpress Temaları